DÜNYADA EN RAHAT İŞ BULABİLECEĞİNİZ 11 ÜLKE

Dünyadaki süregelen siyasi belirsizlikler ve küresel bağlamda karışıklık, şirketleri de maliyet ve yatırımlarında daha dikkatli olmaya yöneltirken bu durum şirketlerin işe alma ve işten çıkarma politikalarını da ciddi biçimde etkiliyor. İngiltere’nin başlattığı Brexit süreci, Donald Trump’ın yeni ABD Başkanı olması ve korumacı politikaları Avrupa’da da popülizmi beslerken bu durum şirketlerdeki belirsizliği de artırdı. Özellikle 2016 yılı bir bekleme yılı olarak geçti. 
Bu ay yayımlanan ManpowerGroup İstihdam Outlook Anketi’ne göre ise durum biraz değişmeye başlıyor. Anketin yapıldığı 43 ülkeden 39 şirket, çalışan sayısını artırmayı düşündüklerini belirtirken Asya ve Doğu Avrupa’dan gelecek işgücüne açık olduklarını vurguladı. Business Insider ise ankete katılan bu ülkelerin net istihdam görünümlerini araştırdı. Bu doğrultuda şirketlerin aktif olarak işgücünü genişletmek istedikleri ilk 11 ülke şunlar:


  1. Yeni Zelanda: Ülke, yaşam kalitesi açısından pek çok sıralamada en üstlerde yer alıyor. Son yıllarda özellikle çocuklu aileleri tarafından tercih ediliyor. 

  2. Guatemala: Ekonomisinin büyük ağırlığı, GSYİH’nin yaklaşık yüzde 85’ini oluşturan özel sektörden geliyor. Guatemala’daki şirketler önümüzdeki çeyrekte personel sayılarını artıracaklarını söylüyorlar. 

  3. Bulgaristan: Son birkaç yıldır hızlı ekonomik büyüme sergiledi. Özellikle hizmet sektörü ve madencilik revaçta. 

  4. Hong Kong: Dünyada yaşamanın en pahalı olduğu yerlerden biri. Ancak Asya için bir finansal merkez ve anakara Çin’de finansal hizmetler için bir kapı olarak görülüyor. 

  5. Romanya: Ülke, Avrupa’da büyümek isteyen şirketler için bir çekim merkezi haline geliyor; çünkü yaşam maliyeti ve ücretler göreceli olarak düşük ve yaşam kalitesi hayli yüksek. 

  6. Amerika Birleşik Devletleri: ABD seçimleri sona erdikten sonra, ABD’li şirketler tekrar hızlı bir şekilde işe alımlara başladılar.

  7. Macaristan: Avrupa’da yaşamanın en düşük maliyetli olduğu ülkelerden biri. İşgücü piyasası hızla canlanıyor. 

  8. Hindistan: Dünyadaki en hızlı büyüyen gelişmekte olan ülkelerden biri. Profesyonel hizmetler ve üretim gibi bir dizi sektörde daha fazla istihdam eğilimi sürüyor. 

  9. Slovenya: Batı Avrupa işverenleri, bölge geri kalanına nazaran işe alma konusunda daha az güvenirken Doğu Avrupa’da şirketler teknoloji gibi alanlarda genişlemek istiyorlar. 

  10. Japonya: Güçlü kurumsal kültürünün sayesinde işletmelerin en fazla güven duydukları ülkelerden biri.
    
11. Tayvan: Kariyerlerinde yükselmek isteyen göçmenler açısından dünyanın en iyi yerlerinden biri olarak görülüyor ve hızla kıtadaki teknoloji ve finans alanlarında bir merkez haline geliyor.

Nükleer devi Westinghouse iflas etti 
Japon firması Toshiba’nın alt birimlerinde, dünyadaki işleyen 450 nükleer santraldan 111 tanesinin üreticisi olan Westinghouse Electric Company, çarşamba günü resmi olarak iflasını istedi. Westinghouse, nükleer yakıt ve nükleer santrallara hizmet işlerinin oldukça kârlı olduğunu belirtmesine rağmen, Güney Karolina ve Georgia’da bulunan nükleer santral inşaası projelerinden zarar ettiğini açıkladı.

Trump-Jinping görüşmesi: Silahlar çekiliyor 
Avrupa Brexit meselesine iyice gömülmüşken okyanusun öte yakasında ABD Başkanı Donald Trump en büyük ticari rakibi ile ilk kez yüz yüze görüşmeye hazırlanıyor.

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile önümüzdeki hafta başkanın Florida’daki yazlık malikânesi Mar-a-lago’da gerçekleşecek buluşma öncesinde Trump, yine Twitter’ı kullanarak ezeli rakibini ticaret açığı yüzünden suçladı. Trump, “Önümüzdeki haftaki görüşme zor geçecek ama sonunda artık büyük ticaret açığı ve iş kayıpları sorunumuz çözülmüş olacak. Amerikalı şirketler diğer alternatiflere bakmaya hazır olmalılar” diye tweet attı.

Daha görüşme gerçekleşmeden Trump’ın bu saldırgan tavrının ilişkileri daha da zora sokacağı belirtiliyor. Çin bugüne kadar “dur ve bekle” politikasını tercih etti. Trump ise Çin’i para politikası, ABD ile ticari dengesizlik ve askeri genişleme yüzünden eleştiren söylemini giderek sertleştirdi ancak göreve başladığından beri somut adımlar atmadı. Önümüzdeki hafta iki liderin görüşmesinde Kuzey Kore konusu ile birlikte ticaret açığı konusu da gündeme gelecek. Son olarak geçen hafta Almanya’nın Baden-Baden şehrinde bir araya gelen dünyanın en büyük 20 ekonomisinin maliye bakanları toplantısında iki ülke arasında gerilim yaşanmıştı. Bakanlar, toplantı sonucunda yayımladıkları bildiride öncekilerde olduğu gibi serbest ticarete vurgu yapmadı.

Nedeni; Trump’ın “Önce Amerika” diyen korumacılık politikaları. Bildiriye, içinde Çin’in de olduğu birçok ülke serbest ticaret vurgusunun konulmasını isterken ABD buna karşı çıktı. ABD’ye Japonya destek verdi.